Cumhuriyetin İlanıCumhuriyetin ilanı için ilk atılan adım, TBMM'nin seçimlerini yenilemek oldu. TBMM henüz cumhuriyeti ilan etmemiş olsa da, görevini büyük bir titizlikle yerine getiren tarihi bir meclis olmuştur. Mustafa Kemal, TBMM'yi yenileme kararı aldıktan sonra, yeni meclisin kurulmasına kadar yetiştirilmek üzere bazı arkadaşlarını yeni bir anayasa hazırlamak üzere görevlendirdi. Bu arkadaşlarının toplantılarına kendisi de zaman zaman iştirak ederek fikir ve tavsiyelerini sunmuştur. Bu toplantılarda milli hükümetin mahiyetinin cumhuriyet olması gerektiğini belirtmiştir. İkinci Meclis 11 Ağustos 1923'te toplandı. Cumhuriyetin ilanı bu ikinci meclis tarafından gerçekleştirilecektir. Lozan Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923'te yeni meclis tarafından imzalanmış ve bu arada yaşanan birkaç olay da cumhuriyetin ilanı hazırlıklarını belirtmesi açısından oldukça önemlidir. Mustafa Kemal Paşa'nın Hazırladığı Anayasa DeğişikliğiLozan Barış Antlaşması'ndan sonra Mustafa Kemal Paşa, özel kalem memuru olan Hasan Rıza Soyak'a içinde notların yazılı olduğu bir kâğıt vererek ona şöyle demiştir: "Bunları al, müsvedde halindedirler, beyaz edeceksin. Yazılar karışıktır, dikkat et, okuyamadığın veya anlayamadığın yer olursa bana sorarsın. Bunları şimdilik yalnız sen ve ben bileceğiz. Amirlerine bile bahsetmene lüzum yoktur." Hasan Rıza Soyak, Mustafa Kemal'den aldığı kâğıtta yazanları okuyunca bunların 20 Ocak 1921'de kabul edilen Teşkilat-ı Esasi Kanunu'nun devletin şekliyle ilgili maddelerini değiştiren ve Türk Devleti'ne cumhuriyet şeklini kazandıracak taslak olduğunu görmüştür. Mustafa Kemal Paşa Tarafından Hazırlanan Taslak Şu Şekildedir
Hasan Rıza Soyak metni düzenledikten sonra Mustafa Kemal'in emri üzerine Adliye Vekili Seyit Bey'e götürür. Mustafa Kemal Paşa, Seyit Bey'in de okuyup mütalaa etmesini ama bu konunun sadece üç kişi arasında kalmasını ister. Seyit Bey bu metni okuduktan sonra çok hoşnut olur ve haddi olmamakla birlikte birkaç ilavede bulunduğunu Hasan Rıza Soyak'a bildirir. Mustafa Kemal'in Yabancı Bir Gazeteciye Cumhuriyet'le İlgili AçıklamasıWiener Neue Freie Presse muhabiri Lazar'a 22 Eylül 1923'te verdiği demeç, gerek ülkede gerek dış basında büyük yankı uyandırdı. Mustafa Kemal ilk defa bu beyanatta "cumhuriyet" kelimesini kullanarak artık cumhuriyetin ilan edilme gereksinimini anlatmıştır. Ertesi gün aynı demeç İlkadım gazetesinde de yayınlanmıştır. Gazeteci Lazar'ın sorusuna Mustafa Kemal Paşa'nın cumhuriyetin ilanı ile ilgili verdiği cevap oldukça açık ve kesindi: "Yeni Türkiye Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun ilk maddelerini tekrar edeceğim." Mustafa Kemal'in cumhuriyetin ilanı ile ilgili demecinin hem içeride hem dışarıda yankısı büyük olmuştur. Fransa'nın tanınmış gazetesi, Le Temps, "Fransa kendi görüşlerini kimseye zorla telkin etmeyi istemese de Türkler cumhuriyeti ilan ettikleri zaman önce onları Fransızlar kutlayacaktır." diye yayın yapmıştır. Mustafa Kemal'in bu demecinin ardından Halk Fırkası büyük divanı 5 Ekim 1923'te toplandı ve anayasadaki değişiklikleri gerçekleştirecek heyeti seçmiştir. Heyet hemen çalışmalara başlamıştır. Mustafa Kemal de bu heyete başkanlık etmiştir. Cumhuriyetin ilanından önce devletin geleceği ile ilgili üç fikir birbiriyle çatışma halindeydi.
İlk iş olarak Ankara'nın başkent ilan edilmesi gerekiyordu. Dışişleri Bakanı ve Malatya Milletvekili İsmet İnönü, 9 Ekim 1923'te Ankara'nın başkent oluşunu öngören önergeyi bir kanun teklifi şeklinde 14 arkadaşı ile Meclise verdi. Ankara'nın hükümet merkezi olması, Meclis'te fikir ayrılığına sebep olmuştu. 13 Ekim 1923'te Anayasa'ya konan ek bir madde ile yeni başkent olmuş ve cumhuriyetin ilanı için büyük bir adım atılmış olmaktaydı. Cumhuriyetin İlanıVekiller Heyeti, 25 Ekim 1923'te Çankaya'da Mustafa Kemal'in başkanlığında toplandı. Alınan karara göre Vekiller Heyeti üyeleri istifa edecekler ve yeni seçilecek Vekiller Heyeti içinde görev alamayacaklardı. 27 Ekim 1923'te Vekiller Heyeti'nin istifası okunmuş ve yeni bir Vekiller Heyeti'nin oluşturulması için çalışmalara başlanmıştı. 29 Ekim 1923 Pazartesi, sabah saat 10'da Halk Fırkası grubu toplanmış ve yeni bir kabine için görüşmelere başlanmıştı. Ancak görüşmeler bir çıkmaza girmişti. Bunun üzerine Mustafa Kemal, hükümet bunalımı ve bunun çözümü için bir açıklama metni okumuştur. Mecliste okunan teklif, 1,2,4,10,11 ve 12. maddelerin değiştirilmesini ve hükümetin şeklinin cumhuriyet olduğunu ve bununla ilgili bazı değişiklikleri öngörüyordu. Mustafa Kemal Paşa'nın açıklamasından sonra Meclis'te tartışmalar başladı. Bir kısım milletvekilleri "Teşkilat-ı Esasi Kanunu'nun değiştirilmesi ile bugünkü bunalımın çözülmesi imkânsızdır. Heyet-i Vekile Reisini seçelim, Teşkilat-ı Esasi Kanunu'nun değişikliğini sonra düşünürüz." demişlerdir. Bu esnada söz alan Dışişleri Bakanı İsmet İnönü, "Lozan Konferansında Avrupalı devletler, sizin devlet şekliniz nedir? Sorusunu sormakta. Bu yüzden bugün devletin yönetim şekli belli olmalıdır." dedi. Konuşmalar sonunda teklifin tüm maddeleri okunarak kabul edildi. Kanun-i Esasi Encümeni Reisi Yusuf Nadi Bey, söz alarak Türkiye Devleti'nin yönetim şeklinin cumhuriyet olması gerektiğini belirtmiştir. Yunus Nadi Bey konuşmasında: "Birinci Büyük Millet Meclisi, Teşkilat-ı Esasi ile Şarkta yeni bir devlet kurmuştur." diyerek, kurulan devletin yeni bir devlet olduğunu vurgulamıştır. Böylece cumhuriyetin ilanı için artık her şey hazırdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu kanunun birinci maddesine binaen, egemenliği kayıtsız ve şartsız millete vermiş olup, bu hükümet şeklinin adı cumhuriyettir. Teşkilat-ı Esasi Kanunu'nda yapılan değişikliklerle birlikte cumhuriyet resmen ilan edilmiş oldu. Türkiye'de cumhuriyet, ırk, din, dil, cinsiyet gözetmeden bütün vatandaşların paylaştığı ve yararlandığı siyasi rejimin adı olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin özelliği eşitlik ilkesi üzerine bina edilmiştir. Ekstra BilgilerTürkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş süreci, bir yandan Batı dünyasıyla diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasını sağlarken, diğer yandan iç siyasi yapının modernleşmesini ve demokratikleşmesini hedeflemiştir. Cumhuriyetin ilanı, sadece bir hükümet değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir dönüşümün başlangıcı olmuştur. Bu süreçte kadın hakları, eğitim reformları ve ekonomik kalkınma projeleri gibi birçok alanda önemli adımlar atılmıştır. Cumhuriyetin ilanı, modern Türkiye'nin temellerinin atıldığı bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliği ve vizyonu, Türkiye'nin çağdaş bir ulus-devlet olarak şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte, Türkiye'nin siyasi, sosyal ve ekonomik yapısında köklü değişiklikler gerçekleşmiş ve bu değişiklikler, Türkiye'nin bugünkü modern yapısının temelini oluşturmuştur. |
Cumhuriyetin ilanı süreci, Türkiye'nin tarihinde çok önemli bir yere sahip. TBMM'nin seçimlerini yenileyerek başlayıp, Mustafa Kemal'in liderliğinde yeni bir anayasa taslağının hazırlanmasıyla devam etmesi gerçekten dikkat çekici. Özellikle Lozan Barış Antlaşması'nın ardından yapılan hazırlıklar, cumhuriyetin ilanını ne kadar önemsediğini gösteriyor. Mustafa Kemal'in, cumhuriyetin mahiyetinin ne olması gerektiğini vurgulaması ve bunun üzerinde durması, onun vizyonunu net bir şekilde ortaya koyuyor. İkinci Meclis'in toplanması ve 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilan edilmesi, Türkiye'nin siyasi yapısında köklü değişiklikler yaratarak modernleşme yolunda atılan büyük adımlardan biri oldu. Bu süreçte, kadın hakları ve eğitim reformları gibi konulara önem verilmesi de dikkat çekici. Cumhuriyetin ilanı, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün başlangıcı olarak da değerlendirilmeli. Mustafa Kemal'in liderliğinde Türkiye'nin çağdaş bir ulus-devlet olarak şekillenmesi, gerçekten etkileyici bir başarı. Cumhuriyetin ilanı, sadece geçmişin bir yansıması değil, aynı zamanda geleceğin inşasında da önemli bir kilometre taşı. Bu değişikliklerin günümüzdeki modern Türkiye'nin temelini oluşturduğunu görmek, geçmişle olan bağımızı daha da güçlendiriyor.
Cevap yazCumhuriyetin Önemi
Suay, Cumhuriyetin ilanı süreci, Türkiye'nin tarihinde gerçekten büyük bir dönüm noktası. TBMM'nin seçimlerini yenileyerek başlaması ve Mustafa Kemal'in liderliğinde yeni bir anayasa taslağının hazırlanması, ülkenin geleceği açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor. Özellikle Lozan Barış Antlaşması'nın ardından yapılan hazırlıkların, cumhuriyetin kuruluşuna verilen önemi göstermesi, bu sürecin ne denli titiz ve düşünülerek ilerlediğinin bir göstergesi.
Modernleşme Adımları
Cumhuriyetin ilanı ile Türkiye'nin siyasi yapısında köklü değişikliklerin yaşanması, modernleşme yolundaki önemli adımlardan biri. Kadın hakları ve eğitim reformları gibi konulara verilen önem, toplumun geleceği açısından atılan cesur adımlar olarak değerlendirilmeli. Bu süreç, sadece bir yönetim biçimi değişikliği değil, aynı zamanda toplumsal bir dönüşümün başlangıcını da simgeliyor.
Geleceğin İnşası
Mustafa Kemal'in liderliğinde Türkiye'nin çağdaş bir ulus-devlet olarak şekillenmesi, ülkenin geleceği açısından büyük bir başarı. Cumhuriyetin ilanı, geçmişin bir yansıması olmanın yanı sıra, geleceğin inşasında da önemli bir kilometre taşı. Bu değişikliklerin günümüzdeki modern Türkiye'nin temelini oluşturduğunu görmek, geçmişle olan bağımızı güçlendiriyor. Bu anlamda, Cumhuriyetin getirdiği yenilikler ve reformlar, ülkemizin gelişiminde vazgeçilmez bir rol oynamıştır.