Boğazlar Sorunu

Boğazlar Sorunu

Boğazlar Sorunu, İtilaf Devletleri tarafından ortaya atılmış, Çanakkale ve İstanbul Boğazları'nın stratejik öneminden faydalanabilmek adına Osmanlı üzerinde kurgulanan planlardan bir tanesi olarak tarihteki yerini almıştır. Boğazlar Sorunu sadece Osmanlı Devleti'ni değil diğer büyük Avrupa devletlerini de etkilemiş olan bir durumdur. Bu sorun bu devletler arasında kimi zaman büyük çekişmeler çıkmasına da neden olmuştur. Boğazlar Sorunu Kurtuluş Savaşı döneminde ortaya çıkmış bir durum değildir. Bu sorunun kökleri 18. yüzyıla kadar dayanmaktadır.

Rusya'nın 18. yüzyıldaki hükümdarı olan Büyük Petro o dönemde Karadeniz'e Boğazlara hakim olarak sıcak denizlere inme fikriyle dikkat çekmiştir. Çariçe 2. Katerina zamanında da devam eden bu politika doğrultusunda Küçük Kaynarca Antlaşması sonrasında Rusya bu amacını gerçekleştirebilmek adına eline bir fırsat geçirmiştir. Aslında bu durumdan daha önceki bir dönemde yani 1774 yılında da yine Rus gemileri İstanbul Boğazı'nı kuşatma girişiminde bulunmuştur. Ancak bu kuşatma girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 18. yüzyılda Boğazlara hakim olmak isteyen sadece Rusya olmamıştır. 1798 yılında o dönemde yaptığı fetih hareketleriyle ön plana çıkan Napolyon, gözünü İstanbul'a dikmiştir. Boğazlar Sorunu'nun 18. yüzyıldaki bu ayağında başta Rusya olmak üzere tüm büyük Avrupa devletleri Napolyon'a karşı çıkarak Rusya Osmanlı Devleti ile karşılıklı yardımlaşma antlaşması imzalamışlardır. Ancak Fransa Osmanlı üzerine baskıda bulunarak bu antlaşmanın iptal edilmesini sağlamışlardır.

Osmanlı Devleti'nin zayıflamaya dönemlerde Boğazlar Sorunu daha da çok gündeme gelmeye başlamıştır. 1833 yılındaki Mısır Sorunu ile birlikte Rusya emellerine bir adım daha yaklaşmak adına girişimlerde bulunmuştur. Mısır Sorunu'nda Osmanlı Devleti'ne yardım eden Rusya, karşılığında Hünkar İskelesi Antlaşması ile birlikte boğazlar üzerinde bazı konularda söz hakkı elde etmiştir. Hünkar İskelesi Antlaşması Boğazlar Sorunu ile birlikte yeni bir meseleyi Şark Meselesi'ni de ortaya çıkarmıştır. Bu dönemde daha etkin olmak isteyen İngiltere Hünkar İskelesi Antlaşması'nın yerine başka bir antlaşma yapılması için girişimlerde bulunmuştur. Bu sırada Mısır valisi Mehmet Ali Paşa'nın yeniden ayaklanma çıkarması üzerine bu durumu fırsat bilen İngiltere Osmanlı Devleti'ne yardım ederek 1840 yılında Londra Antlaşması'nın imzalanmasını sağlamıştır. İstanbul'un fethinden bu yana Osmanlı Devleti'nin kontrolünde olan boğazlar için bu antlaşma bir dönüm noktası olmuştur. 1841 yılında Fransa'nın da bu antlaşmaya katılmasıyla birlikte antlaşma "Boğazlar Sözleşmesi" olarak adlandırılmıştır. Bu sözleşme ile birlikte Osmanlı Devleti boğazlar üzerindeki tek hakimiyet ve söz hakkını bir anlamda kaybetmiştir. Bu sözleşmeye göre;
  • Boğazlar Osmanlı Devleti'nde kalmıştır.
  • Ancak savaş zamanında boğazlar bütün devletlerin savaş gemilerine kapalı tutulacaktır. Ancak ticaret gemilerine açık olacaktır.
Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte Boğazlar Sorunu farklı bir boyut kazanmıştır. Özellikle de Avrupa'nın büyük devletlerinin boğazlar üzerinde söz sahibi olmasıyla birlikte de artık devletler arasındaki çekişmeler de artmıştır. 1853 yılındaki Rusya'nın Eflak ve Boğdan'ı işgali de bunlardan bir tanesidir. Rusya'nın Eflak ve Boğdan'ı işgalinden sonra tedirgin olan Avrupa Devletleri kendilerini korumak ve Rusya'yı korkutmak için boğazlardan geçirerek Karadeniz'e savaş gemileri göndermişlerdir. Ancak Rusya bu gemilerle Boğazlar Sözleşmesi'nin ihlal edildiğini öne sürerek Kırım Savaşı için girişimlerde bulunmuşlardır. Bu savaş sadece o zaman için değil, ilerleyen zamanlar için de bir dönüm noktası olmuştur. Avrupa devletlerinin birbirlerine olan güvenin bitmesine neden olan bu olay 1. Dünya Savaşı'nın da temellerinin atılmasına da neden olmuştur.

Boğazlar Sorunu'nun önemi 1. Dünya Savaşı ile birlikte daha çok ön plana çıkmıştır. 1. Dünya Savaşı ile birlikte Rusya'ya yardım bahanesiyle boğazlardan geçmek isteyen İngiltere, jeopolitik öneminin farkında olduğu Çanakkale Boğazı'na bir çıkarma yapmıştır. Ancak İngiltere'nin bu girişimi Türk askerinin başarılı savunması ile hüsranla sonuçlanmıştır. İtilaf Devletlerinden de yardım alarak tekrar taarruza geçen İngiltere, savaşın kilit noktası olan Boğazların öneminin farkında olarak tekrar hareket geçmiştir. Ancak bu girişimler de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. 1. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Osmanlı Devleti Çanakkale Boğazı'nda başarılı olsa da Almanya'nın yenilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti de yenik sayılmıştır. Bu yenilgi sonrası Osmanlı Devleti ile Sevr Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmada Boğazlar ile ilgili de maddeler bulunmaktadır.
  • Çanakkale ve İstanbul Boğazı tüm devletlerin gemilerine açık olacaktır.
  • Gemilerin kontrolü için Boğazların yönetimi tüm kontrol boğazlar komisyonuna bırakılmıştır.
  • Boğazlar komisyonunun başkanı iki yılda bir değişecektir. Ancak Türkiye başkan olamayacaktır.
  • Fransa, İngiltere ve İtalya boğazlarda asker bulundurabilecektir.
Boğazlar Sorunu İtilaf Devletlerinin lehine Boğazlar komisyonuyla birlikte olumlu şekilde sonuçlanmıştır. Özellikle de İstanbul'un İngiltere tarafından işgal edilmesiyle birlikte bu sorun başka bir boyut kazanmıştır. Bu olayla birlikte Anadolu'da büyük gelişmeler yaşanmıştır. İstanbul'un işgaliyle birlikte Anadolu'da da Kurtuluş Savaşı'nın ilk adımları atılmaya başlanmıştır. Bu çalışmalarla birlikte yayınlanan Misak-ı Milli ile birlikte de Boğazlar Sorunu Türkiye adına yeni bir boyut kazanmıştır. Bu konuda çalışmalarını sürdüren Yeni Türk Devleti, Osmanlı Devleti tarafından imzalandığı halde hiç uygulanamayan Sevr Antlaşması'nın yerine Lozan Antlaşması'nın imzalanmasını sağlamışlardır. Bu antlaşma ile birlikte Yeni Türk Devleti Boğazlar üzerinde söz sahibi olabilmek kendini göstermiştir. Londra Antlaşması'na dahil edilen, Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile birlikte;
  • Barış zamanında Boğazlardan ticaret gemilerinin ve uçaklarının geçmesi serbest bırakılmıştır.
  • Savaş gemilerinin ve uçaklarının barış zamanında geçmesi için sınırlama getirilmiştir.(Karadeniz yönünde)
  • Savaş zamanında eğer Türkiye savaşta değilse tarafsızlık hakkını kullanarak geçişleri engelleyemez. Eğer Türkiye savaşta ise tarafsız devletlerin ticaret gemilerinin geçmesine izin vermesi gerekmektedir. Ancak bu gemiler savaş yardımı için malzeme götürüyorlarsa Türkiye geçişi engelleme hakkını kullanabilir.
  • Boğazların bir bölümü askerden arındırılmıştır.
  • Boğazlar başkanı Türk olan bir komisyon tarafından denetlenecektir.
Boğazlar Sorunu'nu bu antlaşma ile lehine çeviren Türkiye, Misak-ı Milli'yi kesin olarak uygulayabilmek adına Boğazlar üzerinde tam hakimiyet kurmak için çalışmalarını yürütmüştür. Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile de bunu bir adım daha ileriye taşımıştır. Bu sözleşme ile birlikte Türkiye kendi güvenliği açısından büyük bir avantaja sahip olmuştur. Bu sayede Türkiye uluslararası alanda da kendisini gösterme fırsatı elde etmiştir. Boğazlar Sorunu konusunda günümüze gelindiğinde artık daha farklı çalışmalar yürütülmektedir. Bugün Boğazların tam hakimiyeti Türkiye'nin elinde bulunsa da bazı konularda Türkiye kısıtlamalara maruz kalmış durumdadır. Özellikle de yeni yapılan araştırmalar nedeniyle büyük devletlerin yeni Basra Körfezi olarak adlandırılan Hazar Denizi Havzası'nı kontrol almaya çalışmak olduğu gözlemlenmektedir. Bu nedenle Boğazlar Sorunu günümüzde daha ileri bir konu haline gelmiştir.
Son Güncelleme : 08.11.2018 16:51:05

Boğazlar Sorunu Yorumları

şifre Kırmızı sayı

2 Yorum Yapılmış "Boğazlar Sorunu"
biraz daha kısaltsanız daha güzl olirrrrrrrrrrrrrdi ama perfect
Sizenyyyy . 09.08.2018
CEVAP YAZ
PEYNİRLİ LAHMACUNU BURGER KİNG DEN ALINMIŞ WHOPPER MENÜ İLE BİRLİKTE YERKEN HİSSETTİĞİM GİBİ GÜZEL,AVAKADONUN ÇEKİRDEĞİNİ DİŞ TELİMLE ÇIKARMAYA ÇALIŞKENKİ GİBİ DE EFSANE BİR SİTE
Dj İstanbil . 26.04.2018
CEVAP YAZ
Sakarya Meydan Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi
23 Ağustos – 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan. Türk milleti için bir ölüm kalım savaşı olan Sakarya Meydan Muharebesi; Kurtuluş Savaşı içinde kader tayin edici olmuştur. Bu savaştan önce Yunanlıların başlıca hedefi; Ankara yönünde ilerleye...
1.İnönü Savaşı
1.İnönü Savaşı
1. İnönü Savaşı, 6 Ocak 1921 tarihinde iki taraftan saldırıya geçen Yunan ordularıyla İnönü mevzilerinde savunmada olan Türk kuvvetleri arasında yapılan savaştır. 6 Ocak 1921 tarihine kadar Uşak ve Bursa bölgelerinde hazırlıklarını tamamlayan Yuna...
Misaki Milli Nedir
Misaki Milli Nedir
Mısak-ı Milli, Türklerin Kurtuluş Savaşının siyasi manifestosu olan altı maddelik bir bildiri adıdır. İstanbul' da toplanan son Osamanlı Meclisi tarafından bu bildiri 28 Ocak 1920 yılında oybirliği ile kabul edilmiştir ve kabul edildikten sonraki 17 ...
Moskova Antlaşması
Moskova Antlaşması
Moskova antlaşması, TBMM ve Rusya arasında karşılıklı menfaatler adına 16 Mart 1921 tarihinde imzalanmış bir antlaşmadır. Rusya'nın komünist ihtilaline maruz kalması sebebiyle savaştan çekilmesi, İtilaf devletlerinin tepkisine sebep olmuştu. Rusya'd...
İzmir İktisat Kongresi
İzmir İktisat Kongresi
İzmir İktisat Kongresi İzmir' de Banka-han binasında toplanan yeni Türkiye'nin ekonomik sorunlarının tartışıldığı bir kongredir. Yeni Türk devletinin temelleri 23 nisan 1920'de atılmıştı fakat en önemli sorunun ülkenin işgallerden kurtarılması olarak...
Reval Görüşmeleri
Reval Görüşmeleri
Reval Görüşmeleri, görüşmelerin başlaması ve ilerleyiş süresi; Tarihler 9 Haziran 1908'i gösterirken bu günün sabahında Finlandiya Körfezi'nin Baltık kıyısında bulunan Reval bu günkü Estonya'nın başkenti konumunda bulunan Tallin'de zamanın İngiltere ...
Musul Sorunu
Musul Sorunu
Musul Sorunu, Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde başlayıp Cumhuriyet'in ilk yıllarında dahi devam eden önemli sınır sorunlarından bir tanesidir. Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti zamanında sınırları içerisinde yer alan bu topraklar, Sanayi İnkılâbı'nd...
Güney Cephesi
Güney Cephesi
Güney Cephesi, Kurtuluş Savaşı döneminde Antep, Urfa ve Maraş'ta Türk askerlerinin Fransızlara karşı mücadele ettiği cephedir. Bu anlamda Güney Cephesine Fransız cephesi ya da Kilikya cephesi de denilmektedir. Güney Cephesinde sadece Fransızlara karş...
Maarif Kongresi
Maarif Kongresi
Maarif Kongresi, 15-21 Temmuz 1921 tarihinde Ankara'da gerçekleştirilmiştir. O sırada Eskişehir-Kütahya savaşları yapılmakta, Sakarya'da askerler doğuya çekilmekteydi. Böylesine sıcak bir atmosferde 180 kişiden fazla bir katılımcının yer aldığı kongr...
2. İnönü Savaşı
2. İnönü Savaşı
2. İnönü Savaşı, 23 Mart 1921'de Yunan hücumuyla başlayan, milli mücadeledeki en kritik savaşlardan biridir. TBMM Hükümetinin geleceği, milli mücadele ruhunun tazelenmesi, İtilaf Devletleri'nin tutumu, vs. birçok açıdan çok önemli bir dönüm noktası o...
Çerkez Ethem İsyanı
Çerkez Ethem İsyanı
Çerkez Ethem isyanı, Milli Mücadele içinde yer alan diğer isyanlardan daha farklı sebeplere sahiptir. Bu ayaklanmanın etnik bir sebebi olmadığı gibi, bölgesel bir nedene de dayanmamaktadır. Vatan savunmasında kendi birliğiyle görev yapan Çerkez Ethem...
Havza Genelgesi
Havza Genelgesi
Havza Genelgesi, 28-29 Mayıs 1919 Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıktıktan sonra ilk resmi tepkisi olması sebebiyle tarihte büyük bir öneme sahiptir. Atatürk, Bu genelgeyle halkın işgallere tepki göstererek milli bilincin uyandırılmasını amaçl...

 

Sakarya Meydan Muharebesi
1.İnönü Savaşı
Misaki Milli Nedir
Moskova Antlaşması
Boğazlar Sorunu
İzmir İktisat Kongresi
Reval Görüşmeleri
Musul Sorunu
Güney Cephesi
Maarif Kongresi
2. İnönü Savaşı
Çerkez Ethem İsyanı
Havza Genelgesi
Amasya Genelgesi
Kütahya Eskişehir Savaşı
Ermeni Sorunu
Balkan Savaşları
Kars Antlaşması
Erzurum Kongresi
Sevr Antlaşması
Ankara Antlaşması
Suriye Filistin Cephesi
Manda Ve Himaye Nedir
Doğu Cephesi
Büyük Taaruz
Misakı İktisadi
Atatürkün Samsuna Çıkışı
Gümrü Antlaşması
Mudanya Ateşkes Antlaşması
Kuvayi-milliye
Popüler İçerik
Amasya Genelgesi
Amasya Genelgesi
Amasya Genelgesi, Türkiye'nin temellerinin atıldığı, ulusal egemenliğin ve tam bağımsızlığın en büyük adımlarının atıldığı önemli bir bildiridir. Yeni...
Kütahya Eskişehir Savaşı
Kütahya Eskişehir Savaşı
Kütahya Eskişehir Savaşı 10 Temmuz 1921 ve 24 Temmuz 1921 tarihleri arasında Yunanistan ile Ankara Hükümeti ordusu arasında gerçekleşen savaştır. Muha...
Ermeni Sorunu
Ermeni Sorunu
Günümüzde içinden çıkılması güç bir durum haline gelmiş olan bir sorundur. Ermeni Sorunu. Tıpkı geçmişte Osmanlı’ya yapıldığı gibi günümüzde de Türk...
Balkan Savaşları
Balkan Savaşları
Balkan savaşlarıBirinci Balkan Savaşı (1912)Birinci balkan savaşının nedenleriTopraklarını büyütme hesapları yapan Balkan devletleri (Bulgaristan,Yuna...
Kars Antlaşması
Kars Antlaşması
Kars Antlaşması, Sovyetler Birliği döneminde, birliğin himayesinde bulunan üç cumhuriyet; Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve Türkiye Cumhuriyeti ara...
Erzurum Kongresi
Erzurum Kongresi
Erzurum Kongresi, bölgesel müdafaa cemiyetlerinin katılımıyla 21 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum'da toplanan bölgesel nitelikli bir...
Sevr Antlaşması
Sevr Antlaşması
Sevr Antlaşması 1. Dünya Savaşını sona erdiren antlaşma olarak karşımıza çıkmaktadır. Savaşı kazanan İtilaf Devletlerinin yenilgiye uğratmış olduğu di...
Popüler İçerik Son Forum Konuları Yardım Sayfaları  
Sakarya Meydan Muharebesi
1.İnönü Savaşı
Misaki Milli Nedir
Moskova Antlaşması
Boğazlar Sorunu
Sakarya Meydan Muhaberesi
Sakarya Meydan Muhaberesi
Gizlilik Politikası
Çerez (Cookie) Politikası
Güvenlik Politikası
Bizimle İletişime Geçin
Forumlar
Site Haritası
Feed
Son Forum Konuları
Sakarya Meydan Muhaberesi
Sakarya Meydan Muhaberesi
Yardım Sayfaları
Gizlilik Politikası
Çerez (Cookie) Politikası
Güvenlik Politikası
Bizimle İletişime Geçin
Forumlar
Site Haritası
Feed
Sitede yer alan haber ve içeriklerin tüm hakları saklıdır ve buradaki bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. Buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.
Aralık - 2018